40 yaş... Hiç gelmeyecek sandığım, ne kadar da bana uzak diye gizli gizli sevindiğim, umursamadığım...
Yıllar geçse de üstünden
Bu kalp seni unutur mu?
Kader gibi istemeden
Bu kalp seni unutur mu?
Çocukluğumun tek telaşı oyunları kaçırmamak ve acaba yarın ne oynasak sorusuna cevap bulmakla geçti.
Bir hasretli yüzün vardı
İçinde bir hüzün vardı
Söyleyecek sözün vardı
Bu kalp seni unutur mu?
Okula başlayınca Yerli malı haftaları, Folklör çalışmaları, Koro ve konserler (ah o seyahatler) tüm zamanımı aldı.
Kalbim seni unutur mu?
Anlamı yok tüm sözlerin
Sensiz geçen gecelerin
Yaşanacak senelerin
İlk aşk, kalp çarpıntıları ortaokulda başladı, kitap okuma aşkım ağır bastı, kütüphaneden çıkmaz oldum.
Bu kalp seni unutur mu?
Bambaşka bir halin vardı
Fark etmeden beni sardı
Benliğimi benden aldı
Bu kalp seni unutur mu?
Kalbim seni unutur mu?
Lisede yine aşk beni buldu, platonik olunca daha da heyecanlı mıydı ne? Tabii ki en yakışıklı öğretmenime:)
Bana aşkı veren sendin
Sonra alıp giden sendin
Yollarımız aynı derdin
Bu kalp seni unutur mu?
Üniversite ve gerçek aşkı buluş, şahane öğrencilik yılları, Ortaköy, Taksim, Tiyatro, hızla geçip giden yıllar..
Oysa düşlerim başkaydı
Birden bire yarım kaldı
Yaşanacak çok şey vardı
Bu kalp seni unutur mu?
Evlilik... Birlikte büyümek ve öğrenmek, gezmek, gülmek, hayatın tadını dibine kadar çıkarmak sevdiğinle...
Her gün akşam yastığımda
Üşüyorum yokluğunda
Yaşıyorum boşluğunda
Bu kalp seni unutur mu?
Önce tatlı prenses, sonra çokoprensin gelişi, dört dörtlük aile oluşumuz, sanki hayat daha da hızlandı mı ne?
Bambaşka bir halin vardı
Fark etmeden beni sardı
Benliğimi benden aldı
Bu kalp seni unutur mu?
Şimdi aynaya bakınca bu şarkıyla beraber geçen 40 yılımı ve geleceği düşünüyorum, yıllar geçse de üstünden, bu kalp hiç bir şeyi unutmuyor ki... Sevdiklerim yanımda olduktan sonra daha çoook yıllar gerekir beni yaşlandırmak için, hayat, bunu unutma e mi?
Hayatın anlamını 20'de buldum, 26'da yaşamaya başladım, 34'te karşılaştığım mucizeyle tüm bildiklerim bir anda değişti. 37'deki mucizeyle de galiba aileyi tamamladık.
Cumartesi, Ağustos 13, 2011
Şirinlediniz mi?
Biz bugün Şirinledik:) Cigi ilk defa sinemaya gitti, 3 boyutlu izledi, pek beğendi. Bugün benim de hevesle beklediğim Şirinler'e gittik, bizimkiler, Kuzenler Berfuş ve Kayriş, 4 çocuk ve 2 anne olarak zevkli bir sinema şöleniydi.
Çocukken şirinler'i izlemeyen yoktur herhalde, şimdi çocuklarımla birlikte izleyeceğimi hiç düşünmemiştim o zamanlar, insan hiç büyümem sanıyor çocukken.
Ben de hayatımda ilk defa 3 boyutlu film izledim desem aaaaa der misiniz acaba? Beğendim mi, evet ama gözlük bazen rahatsız etti beni, ama şirin baba havada uçarken onu yakalayacakmış gibi olmak, leyleğin sırtında ağaçların arasına dalmak ve uçurumdan aşağı uçmak çoook keyifliydi doğrusu.
NY macerası da hoştu ama keşke köylerinde geçseydi film dedim arada, ben köylerini, mantar evlerini daha çok seviyorum sanki.
şirine acayip tatlıydı, birden fazla elbisesinin olabileceğini öğrendiğinde gözlerinin parlaması, hevesle kıyafet seçmesi ve sarı saçlarının dalgalanması gerçek gibiydi. Son olarak, hani filmlerin sonunda eğer şanslıysak bir gün bir şirin ile karşılaşabilirsiniz der ya anlatan, işte ben de buna inandım bugün, kimbilir, belki bir gün bizde de gelir Şirinler:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)