Salı, Mart 22, 2011

Değişim ve gelişim...

14 Mart Tıp Bayramı olmasının yanında benim yeni işe başlama tarihim de aynı zamanda:) 13 yıl aynı fabrikada (2 farklı işyeri olarak) çalıştıktan sonra iyi bir değişim oldu sanırım.

Yeni firmam Uluslararası bir kimya devi, ben bir bölümün sorumlusuyum, imkanları çok daha iyi, bağlı olduğum kişi bir İtalyan, o da yeni geldi İtalya'dan. Çalışma arkadaşlarım da işlerinde uzman, eğitimli kişiler.

benden önceki kişi Ocak'ta ayrılmış, müdür asistanı günlük işleri yapmış, bu nedenle benim yavaş yavaş öğrenme, alışma şansım yok. Resmen denize en derin yerinden atladım yani:) olsun, severim zorlukları ben, yapamam diyebileceğim bir şey yok, imkansız da zaman alır sadece (pek mütevaziyim).

Ayrıca bana da çok şey katacak, bir sürü ülkeyle yazışıyorum, yeni şeyler öğreniyorum, organizasyonun tam büyümeye başladığı bir dönem, eminim ki bana çok şey kazandıracak.

En güzel yanı da işten 16.30'da çıkıyor olmak:) Resmen erkenden evde oluyorum. Umarım çok daha mutlu olurum burada.

Hafta sonu ise yine hastalıkla uğraştım, Cumartesi akşamı sol gözümde bir batma başladı, ne yaptımsa gideremedim. Pazar günü hastane ve göz doktoru aradık. Hiç bir hastanede nöbetçi göz doktoru yok iyi mi? Göztepe SSK'ya gidelim dedim, acilde beyin cerrahı bile var, biliyorum ama göz doktoru yok!

Neyse ki bir araştırma hastanesinde göz doktoru bulduk, kadın hemen gözüne bir şey batmış dedi. Neymiş peki? Demir kıymığı! Nasıl ya? oldum ben, doktor temizledi, damla verip gözümü kapattı eve yolladı beni. Düşüne düşüne buldum sebebini, Cumartesi günü çocukları oyuncaklara götürmüştüm, çarpışan arabalara bindik, sanıyorum onun tellerinden düşen parçalar gözüme yapıştı.

Dün işe gidemedim tabii, 1 gün rapor aldım, doktor tekrar temizledi gözümü, antibiyotik damla kullanıyorum, bir haftada geçecek bakalım.

Günler gelip geçiyor işte böyle, bıdıklarım büyüyor, iş, ev derken bir bakıyorum hafta olmuş, ay olmuş yazmayalı neredeyse. Zamana yetişemiyorum bazen, o kaçıyor, ben kovalıyorum. Koşmaktan yorulmadım ama biraz da yürüsem artık diyorum.

Cigi gördüğü tüm tekne, gemi, vs ne varsa dayısının gemisi olarak adlandırıyor hepsini. (Dayısının bir teknesi var da, oğlan bayılıyor tabii).

geçen hafta halamın oğlunun şantiye şefi olduğu ve daha açılmayan akvaryum kompleksini gezdik, Nuh'un gemisini de yapmışlar. Cigi görünce dedi ki "Dayımın eski gemisi!" Son noktayı koydu yani, hahahaha, Dayısı, Armatör gibi adamsın valla, tüm gemiler senin, eskisi ve yenisiyle:)