Perşembe, Haziran 23, 2011

Yaz diye bişi varmış gerçekten!



Ve Cigi havuzu keşfetti. Girene kadar istemedi, sonra da çıkmak bilmedi. Beni görünce havuzun içinde kaçmaya çalıştı, titreye titreye atladı da atladı havuza.



Bu denizkızı ise babası ile birlikte yeni paletlerini taktı ve yüzme alıştırmaları yaptı. Ben de fırsat buldukça dalıp serinledim. Zavallı kocam duba! görevi yaptı havuzun ortasında, yoruldukça yanına gidip dinlendik, hahahaha...

Ezel'in son oyununu seyrettim.2. sezonu Judy'den takip ettiğim için hikayeyi biliyordum, Ali'nin Ezel ile vedalaşamaması beni bitirdi. Kapıyı açan ise Ömer'di bence.

Tüm diziler sezon finali yaptı, ben de rahatladım. Dün akşam da Hürrem'i seyrettim. Cigi "anne, sultan sülemiyan mı başladı? " diye sordu.

Annemler İsviçre'deler. Dayımın yanına gittiler, Davos'a gidip van münüt demişler, Alpler'de karlar arasında resim çekmişler, çok güzel geçiyormuş. Ben fazla arayamadım, haber alamadı diye içi içini yedi. Burada hiç kimseden haber alamıyorum diyor, bir kez de haber alma be kadın! dedim ona. Bırak dünyanın geri kalanını 10 gün düşünme, kendi keyfine bak. Pazar günü göreceğim inşallah, After Eight ve Lindt çukulatalarım geliyooor.

İş çok keyifli, neredeyse Türkçe'yi unutacağım:) Durmadan seminer, workshop ve toplantı yapıyoruz, aralarda çalışıyorum:) Akşamları kalıyorum bazen, satıştaki üniversiteden arkadaşım N. beni eve kadar getiriyor sağolsun, iş dedikoduları yapıyoruz bolca.

Kitaplarım bitti yine, bir sürü sabun köpüğü kitap okudum serviste, Aykut Oğut kitaplarını da bitirdim, uygulamalar tam gaz devam, faydası oluyor galiba.

Hayat güzel be!

1 yorum:

lupinin annesi dedi ki...

ne mutlu bir yazı, keyiflisin, çok sevindim be ennecik :))