Bugün Bekir Coşkun'un yazısını okudum. Her zamanki gibi süper bir yazıydı. Kadınların gerçekten ne kadar ağır işçiler olduğunu bir kez daha hatırlatmış. Düşünsenize, çalışsak ta çalışmasak da sürekli birileri için birşeyler yapıyoruz. Hiç birimiz sadece ve yanlızca kendimiz için yaşayamıyoruz. Evde, işte, sürekli çalışıyoruz ama çalışıyor görünmüyoruz. Akşam işten eve dönünce (eğer çocuk da varsa) kim koltuğa uzanıp kumandayı eline alabiliyor veya gazete okuyabiliyor? Çoğumuz üzerimizi değiştirip mutfağa giriyoruz, çamaşırlar, bulaşıklar, ortalığı toplama gibi bir sürü iş yapıyoruz. Bunlar üstelik iş bile sayılmıyor. Bazen bir bardağı bırakıldığı sehpanın üzerinden alıp mutfağa götürmek bile yoruyor insanı. Yemekten sonra masayı toplayan eş tabakları bulaşık makinasına değil de mutfak tezgahına bıraktığında yardım etmiş sayıyor kendini. Eşime kızdığımı sanmayın, kızmıyorum, o da başka birçok konuda yardım eder bana, iş bölümü doğal olarak yapılmıştır aramızda ama yine de erkekler nedense birçok şeyi bizim görevimiz gibi görüp bunları işten saymayınca ben çok üzülüyorum. Ben işyerinde çok daha az çalışıp çok daha fazla para kazanıyorum, adaletsizlik gibi geliyor bana işte.
Nereden nereye gelmişim? Güzin abla hakkında birşeyler söyleyecektim oysa. Düzenli olarak olmasa da zaman zaman okuyorum Güzin ablayı. Çoğu zaman da şaşırıyorum gerçekten bu insanlar var mı ve yazıyorlar mı diye? Güzin abla her zaman annem gibi değil de sanki teyzem gibi yanıtlar veriyor. Çok kuralcı değil, hemen olmaz demiyor, 2 tarafın da bakış açısına göre bakabiliyor durumlara. Ve benzer yüzlerce yazıya farklı yorumlar yazabiliyor.
Kendi hayatında da zorluklar yaşamıştır mutlaka Güzin abla. Bekir Coşkun tam da buraya parmak basmış bence. Herkese akıl veren, hayatını düzene koyması için yardımcı olan kadının kendine ait bir hayatı olduğunu, orada arkadaşlarıyla paylaştığı duyguları yazmış. Geride bıraktıklarını çok güzel özetlemiş. Bir kadın gittiğinde birçokları gidiyor gerçekten.
Güzin abla da hayatımızdan gitti işte, mektuplarını yayınlayıp öğütler verdiği ve hayatını kurması için yardımcı olduğu kişiler kimbilir ne kadar üzülmüştür gidişine. Ben de çocuklarına başsağlığı diliyorum ve Allah Rahmet Eylesin diyorum buradan...
Perşembe, Temmuz 20, 2006
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


3 yorum:
:) Güzin abla gitti ama adı kaldı. Bizim adımız kalacak mı bakalım biz gidince :)
Yorum Gönder