Mutlu bir haftasonu daha geçti. Cumartesi günü çocuklarla evde keyif yaptık, Gigi yeni aldığım Ebru kiti ile şahaserler yarattı, Cigi de yapmak isteyip ona karıştı, "anneaaa, bana karışıyo buuu" "anneeee, bana yaptırmıyooo"'lar hava uçuştu, ben de yapma kızım, yapma oğlum diyerek arayı bulmaya çalıştım. İleride baş müzakereci olmaya adayım.
Pazar günü ise Eloşumuzun doğumgünü partisine gittik. Geleneksel 1.yaş Doğumgünleri mekanımızda olacaktı. Bu geleneği başlatmış olmaktan dolayı mutluyum:) İyi ki Cagassi orada çalışıyor da başka yer aramıyoruz. Gigi'nin ilk yaş doğumgünü çok süperdi, tüm akrabalar gelmişti, anneannem ve babaanneciğim de oradaydılar, ikisi de artık yok.
Dolphin hasta olduğu için gelemedi, biz de amcamlarla gittik. Eloş çok tatlı olmuş, pembe tacı, tütüsü ve çizgili çoraplarıyla prenses gibiydi. Çocuklar hemen oynamaya başladılar, Sergio'nun bilgisayarında oyun oynarken çektiğim fotoğraftaki gibi, kuzenler olarak çok iyi anlaştılar. Hele Gigi ve Eylül, sürekli beraberdi. Gigi bana gelip anne Eylüller bize gelsin noolur dedi, ben de annesinden söz aldım, bir Pazar günü gelecekler, beraber kurabiye pişirip süsleyecekler. (Ben çocukları ona bırakıp keyif yapacağım, hehehe).
Tüm akrabalarımız, arkadaşlar oradaydı diyebilirim. Çok şahane bir gün oldu, daha sık olmalı bu buluşmalar bence. Gerçi Ozzy ve Sesi bir şey anlamadı ama biz çok eğlendik. Onlar davet sahibi olarak biraz yoruldular tabii.
Cigi ise hemen uyudu. Oğlumun bir garip özelliği var, çok kalabalıkta sıkılıyor, hemen uykuya veriyor kendini. Gigi'nin bizim evdeki doğumgününde de aynısı olmuştu. Arife'yi odaya götürmüş, sıkılırsın sen orada diye kadını yanımıza göndermemişti, uyumuştu sonra.
Neyse ki mekanda kocaman koltuklar vardı, yatırdım bir güzel, üzerini de annemin mantosu ile örttüm, neredeyse iki saat uyudu orada. Akşam evde fotoğraflara bakarken pastayı gördü, ben neredeydim anne diyor bana:)
Eloşun doğumgünü aslında bugün, yazıyı da bugün yazmak istedim. Nice yaşlara minik prenses...


